|
Konyasporumuzun önceki dönem başkanlarından
sevgili dostum Hilmi Kulluk Bey'in oğlunun düğününe katılıp
sabahında İstanbul’a dönmek üzere uçağa binmiştim.
Kız tarafı Galatasaray’da uzun yıllar top oynamış
milli futbolcumuz ve Konyaspor’u da çalıştırmış teknik direktör
Bülent Korkmaz ailesi olunca düğüne Konya dışından çok sayıda
davetli katılmıştı.
Hilmi kardeşimiz de hem Kulluk ailesine yakışan
ağırlıkta bir düğün yapmış hem de dışarıdan gelen misafirleri en
iyi şekilde ağırlamıştı. Hal böyle olunca o sabah İstanbul
uçağında bizim de çoğunu tanıdığımız, düğünden dönen çok sayıda
misafir vardı.
Benim yan koltuğumda da Galatasaray Kulübünün
renkli yöneticisi Abdurrahim Albayrak oturuyordu. Daha uçak
kalkmadan hoş sohbeti ile muhabbeti kurmuş olup yol boyunca
laflamaya devam ettik.
Hangi mevzuda olduğunu hatırlamıyorum ama lafın
bir yerinde adeta sözüne teminat olmak üzere dedi ki:
—
Mehmet ağabey, yere ayak basmak kısmet
olmasın ki doğru söylüyorum.
Birkaç cümle daha geçmeden işi uyandım.
— Abdurrahim Bey, sen sözüne teminat için öyle
bir söz söyledin ki bu ancak uçak düşerse gerçek olur. Arkadaş,
senin sözün yerine gelecek diye benim ve uçakta bulunan diğer
yolcuların günahı ne?
Bir an duraksadı ve:
— Doğru yahu, dedi, ben ne ettim!
Allah muhafaza etsin! diyerek sözlerini tamamladı.
Klasik Türk usulü “sözüme teminat” derken
kullanılan o ağır yeminler bazen insanı gerçekten düşündürüyor.
Öyle ya, sevgili dostumun sözüne teminat olsun diye
söyledikleri, uçağın geri kalan yolcularının da ayağının yere
basmaması demek değil miydi? |