|
“O Yok” hikâyesindeki benzer bir olayı
Gümüşhane’de yaşadım.
Spor genel müdürlüğü görevim esnasında Gümüşhane
ziyaretimiz söz konusu oldu. Gittik, incelemelerimizi yaptıktan
vali ve belediye başkanı ziyaretlerinden sonra yemeğe geçtik. Ev
sahibi Gümüşhane belediye başkanı, daha önce Amatör Spor
Kulüpleri Federasyonu başkanlığı yapmış ve yerel seçimleri
kazanarak başkan seçilmiş Ercan Çimen kardeşim.
Kalabalık bir grup halinde yemek yerken birden
bir ses duyuldu!
— Hemdi geldi!
Hikâyenin burasında bir hatırlatma yapacağım.
‘’Babamın iş yerinin Aziziye Camii civarında olması nedeniyle
Konya Çarşısı’nın tam merkezinde yetiştiğimiz için sürekli Kapı
Camii ile Aziziye Camii’nin oralarda vakit geçiren şehrimizin
meczupları ile ta çocukluktan gençlik yıllarımıza bir
aşinalığımız söz konusu idi. Bundan mıdır, nedendir bilinmez,
görevlerimiz sırasında hangi ile gittiysek birinde olmazsa
diğerinde o şehrin bir sevimlisine mutlaka denk gelir, sohbet
eder ve elimizden geldiğince gönüllemeye gayret ederdik.’’
İşte...
Tarihi ipek yolu güzergâhı üzerinde, tarih ile
doğal güzelliklerin kucaklaştığı, samimi ve yiğit insanların
şehrinde, Hemdi geldi deyip herkes ayağa kalkınca biz de
ayaklandık tabii ki. Tahmin edeceğiniz gibi Hemdi, gerçek ismi
olan Hamdi’nin halk arasında söylenişiydi ve Gümüşhane’nin
ortasından geçen Harşit Çayı etrafında bulunan çarşısının
güllerinden biriydi.
Aslında, Hemdi bize yabancı değildi. Zira daha
önce de zamanın Gümüşhane milletvekili şimdilerde Sağlık
Bilimleri Üniversitesi Rektörü sevgili dostumuz Prof. Dr.
Kemalettin Aydın hocamızdan hikâyelerini dinlemiştik.
Başta bizim Ercan başkan olmak üzere yemekte
bulunan tüm Gümüşhaneliler saygıyla elini sıktılar. Sıra bize
gelince biz de kucaklaşıp elini sıkarken tabii ki bir takdimde
de bulunduk.
Ardımızdan Ercan başkan da kucaklaşıp bir takdim
yaptı ama söylemesi ayıp, benim verdiğimin yanında daha az
kalacak bir miktar olunca…
— Yahu koca belediye başkanısın, üstelik
eşraftansın, biz ne verdik, sen ne verdin?
Diye takıldım.
Cevap bizim Konevi Türbesi’nde yaşadığımızı
hatırlattı bana!
— Genel müdürüm, sen Gümüşhane’ye bir kere geldin
ve Hamdi’yi bir kere gördün. Bir daha
ya gelirsin ya gelmezsin. Oysa biz her gün görüyoruz ve bir gün
vermezsek diğer gün bir şeyler veriyoruz.
Deyince bize gülüp susmak düştü. |